Peri Kızı

Unutulan bir zamanda kimseye zararı olmayan, sürekli gülümseyen bir kız vardı. İnsanlar ondan hoşlanmazdı. Onu gördükleri yerde yollarını değiştirirler, başlarını çevirirlerdi. Kız bunu hiç umursamazdı. Yolunu değiştiren, başını çeviren insanlara inatla gülümsemeye devam ederdi. Gülümsemek kızın hayatında nefes almak gibiydi. Her zaman düşünmeden gülümserdi.

Yıllarca gülümsemeye devam etti. Sebebi yoktu. Hiç bunu sorgulamadı, o güne kadar kimse de sormamıştı zaten. O gün çok güzel bir gündü. Yukarıda güneş insanın içini ısıtırken rüzgar teninizden kayıp gidiyordu. Çiçekler dans ederken kuşlar şarkı söylüyordu. Bütün bunların ortasında bir çocuk ağlıyordu. Tek bir soruyla her şeyi altüst edecek bir çocuk...

Kız ise, o gün, o çocukla tanışacağından habersiz gülümsemeye devam ediyordu. Ağlama sesini duyduğunda her şey için çok geçti. Kader ağlarını örmüştü. Bundan da habersizdi kız, dudaklarından eksilmeyen gülümsemesiyle çocuğun yanına gitti. Kaybolduğunu öğrenince bu ürkmüş küçüğü sakinleştirdi. Elinden tutup ona yol gösterdi. Çocuk kızdan ayrılacağı zaman kaderin özenle hazırladığı soruyu sordu: "Üzgün olduğun için mi hep gülümsüyorsun?" Kız cevap verirken hiç tereddüt etmedi: "Hayır, bak mutluyum. Üzgün insanlar gülümsemez ki." Çocuk da gülümsedi, kıza el salladı. Kız da çocuğa el salladı.

Saatler oldu gün. Günler hafta. Haftalar oldu ay. Kız o anda tereddüt etmeden cevap verdiği soruya şimdi tereddütle cevap veriyordu. Düşündü, düşündü... Çocuk neden böyle bir soru sormuştu? Mutluydu işte. Bu yüzden gülümsüyordu. Yoksa değil miydi? Ama hep gülümserdi. Hah, üzgün insan gülümsemez ki. Somurtur. Peki... Neden hep gülümsüyordu, neden hep gülümsemişti? Ne hissettiği için gülümsüyordu? Üzgün müydü? Mutlu muydu?

Durdu. Delirecek gibiydi. Bu sorulara cevap veremezdi. Cevapları bilmiyordu. En sonunda da tek bir soruda takılıp kalıyordu. Hissetmek... His... Neydi o? Bu soruyu evirip çeviriyor bir cevap bulamıyordu. Kız hissetmeyi unutmuştu. Nasıl unutmuştu? Acaba unutmuş muydu?.. Yavaşça ve dehşetle fark etti. Hiç unutmamıştı. Çünkü hiç öğrenmemişti. Şimdiye kadar hiçbir şey hissetmemişti. Gülümsemesi boştu, gözleri boştu, sözleri boştu... Kız bomboştu. Hissettim sanıyorken yanılmıştı. Şimdi anlıyordu insanların neden ondan rahatsız olduğunu. Ona ne öğretilmişse yıllarca onu yapmıştı. Yüzüne mutlu bir gülümseme kondurmuştu biri. O da devam etmişti tek bildiği şeye. Porselen bir bebek gibiydi. Hisleri yoktu. Gerçek değildi..

Artık düşünemiyordu. Şimdi ne yapmalıydı? Ne yapması gerekiyordu? Büyü bozulmuştu. Bildiği tek şey de bir yalandı. Yolunu kaybetmişti. Dünyası kararmıştı. Gözlerini kapattı. Öylece durdu. İçine baktı. Gözleri sadece karanlık bir boşluğa bakıyordu... Yaşayan bir şey yoktu. Bu karanlıktan korktu. Ondan kurtulmak istedi. Karanlık içindeydi, karanlık kendisiydi... Kız yavaşça yürümeye başladı. Hiçbir şey hissetmeden yürüyordu. Görmeden yürüyordu. Bedeni ağırlaşmıştı. Adım atmak zor geliyordu ama durmadı. Yürüdü, yürüdü... Etekleri ıslanmaya başladığında bile durmadı... Beline kadar ıslanmıştı şimdi. Durdu. Gözlerini kapattı... Derin bir nefes alıp verdi. Yürümeye devam etti... Artık saçları da ıslanmıştı. Durmadı. Bir nefes alıp devam etti...

Nefesini bıraktığında hafiflediğini hissetti. İçindeki boşluk yavaş yavaş dolarken o hafifliyordu. Karanlığı su ile yıkanıp gidiyordu. Son kez düşündü. Hissediyor muydu?.. Evet, hissediyordu. İlk defa hissettiğini hissediyordu. Kız, son kez gülümsedi. Gülümserken içinde bir yerlerde bir şey kıpırdandı. Ne olduğunu anlayamadan gözleri kapandı.

Yıllar sonra dillerde bir efsane dolaşacaktı. "Suda süzülürken gülümseyerek uyuyan bir peri kızı görürseniz dilekleriniz gerçek olur." diyeceklerdi.

Yorumlar

  1. Adsız14.11.17

    Çok sürükleyici bir hikayeydi, Fri. Yalnız sonu kötü bitti.

    Yaşayarak, hissederek güldüğümüz günlerin gelmesi dileğiyle...

    Kalemine sağlık! :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sonunun kötü bitmesi gerekiyordu abi, affet beni.

      Güzel dileklerin ve karalamama yaptığın iltifat için çok teşekkür ederim. ^^

      Sil
    2. Adsız15.11.17

      Karalama değil, güzel ve duygusal bir hikaye :)
      Diğer hikayelerini de bekliyoruz
      Teşekkürler benden! :)

      Sil
  2. Okurken bir anda üşürken buldum kendimi. Sürekli insan neden gülümser diye sorgularım bu yüzden çok ilginç geldi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında bir iç sıkıntısıyla bir yıl önce yazılmıştı. Ruhumun kuytu köşelerde üşüdüğü dönemlerdi. İlginç gelmesine sevindim. ^^

      Sil
  3. Nasıl da içine aldı bu yazı beni, öyle akıcı.. Keşke devamı da olsa, bıkmadan okusak hep.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir hikaye biter, bir başkası başlar. Bu dünyada hikayeler bitmez şefim. Teşekkür ederim. ^^

      Sil
  4. Ne kadar etkileyici. Çünkü ne kadar gerçek... Sürkeli içinde bulunduğumuz hayatla birlikte düşündüm ve daha iyi anlatılamazdı dedim. Dilin, kelimelerin, kullandığın tür, başlık... İlk cümleden son cümlesine kadar çok iyi yazılmış bir hikaye bu. Övmek için söylemiyorum, profesyonal bir incelik var burada.

    Ellerine sağlık!!!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok mutlu oldum yorumunu okuyunca Roro-san. Üzerime alınamayacağım kadar iyi şeyler bunlar. Bu karalamaya yakışmayacak kadar iyiler. Çok teşekkür ederim!!

      Sil
  5. Merhaba, başarılı blog çalışmalarınızın devamını dilerim. Blogger Eklentileri olarak sizi takip ediyoruz ve yazılarınızı ilgi ile okuyoruz. Blogger Eklentileri

    YanıtlaSil

Yorum Gönder