Pürüz
Mutluyken yazı yazmadığımı/yazamadığımı fark ettim. Olumlu duyguları paylaşabildiğim için yazıya dökecek bir şey kalmıyor belki de. Hikaye yazmak istesem yolumu şaşırıyorum. Bir şeylerden bahsetmek istesem benden kaçıp gidiyorlar. Dımdızlak kalıyorum ortada. Ama olumsuz duygular konusunda bencilim. Genelde paylaşmam. Paylaşmadığım için içimdeki zehri atmabilmek adına yazarım. Yazınca ferahlarım.
Olumsuz duygulardan beslendiğimi fark etmek beni oldukça üzdü tabii ki. Hayatım bir süredir oldukça olumlu. Başkaları buna sevinebilir tabii ama yazamadığımı fark edince her şeyi kırıp dökmek için derinden bir istek duydum. Sonra da artık kırık parçalardan topladıklarımla size bir kurgu inşa ederdim. Ama bu sadece yazılarda yaşabilmem demek.
Eksik hissediyorum. Hem de çok eksik. Yazmak benim hayalim. Bunu yapamamak, bir hayale ulaşmanın mutluluğu için kendi hayatını mahvetme isteği... Psikolojik olarak çok normal biri değilim. Hiç olmadım zaten de sanırım normallik bana göre de değil. Yolunda gidenler de. Yoldan çıkmışların, iç sancısı olanların, bulunduğu yerin farkında olanların dostuyum; mutluluk halesi içinde bilinçsiz, sırıta sırıta yaşayanların değil.
İleride bloğu yerinde göremezseniz olumlu duyguların esiri olmuşum demektir. Onlar hakkında yazabildiğimde onlar benim esirim olacak. Bilinçsiz bir sırıtık olmak istemiyorum. En azından yazabilmek istiyorum. Kendimi ait olduğum yerde hissediyorum ama yazmak bir pürüz olarak duruyor içeride. O pürüzü benimseyip benimle kalmasını istiyorum. Hayalimden vazgeçmek istemiyorum. Hayal ettiğimle gerçeği birleştirmek istiyorum. Çok şey istiyorum lakin başarmak için vaktim var. Benim yüreğim hala hayallerinin peşinden koşan bir çocuk.

Yorumlar
Yorum Gönder