Limon Sarısı Defter


02.03

Hayatımda hiç günlük tutmadım. Çocukluğumda bile. Annemle babamı bir kazada kaybedince günlük tutacak kadar kayıtsız bir çocuk olmadım. Ailemin kaybı da beni daha dışa dönük biri yaptı. Bazen bir iç sızın olunca hissetmemek için sızıya sebep olan çatlağı, kelimelerle doldurmaya çalışıyorsun.

05.03

Alışkın  olmadığım bir şey günlük tutmak. Ne yazmalıyım? Ne için günlük tutmak istediğimi bilmiyorum. Sadece yazmak istedim.

12.03

Günlerdir aklıma gelmemişti bu limon rengi defter. Belki de bırakmalıyım. İnsanlar öldüklerinde günlüklerine ne oluyor acaba? Akrabaları okuyup ağlıyor mudur?

13.03

Yine o geldi. Bir haftadır düzenli geliyor sayılır. Hep aynı pastadan alıyor. Birine mi alıyor caba yoksa kendi için mi? Belki kız arkadaşı içindir.

16.03

Bugün pasta almak için gelmedi. Kız arkadaşıyla mı kavga etti acaba?

18.03

Bugün cesaret edip neden iki gündür gelmediğini sordum. Kız arkadaşıyla kavga edip etmediğini merak ediyordum. Yakındaki üniversitede son sınıfmış. Tez hazırlığı için bazen çok yoğun oluyormuş. Ama bu pastaneyi seviyormuş. Pastaları ona ilham veriyormuş. Kız arkadaşın da seviyor mu diye sorunca güldü. Kız arkadaşı yokmuş. YOKMUŞ. Gerisini duymadım. Ne demişti acaba?

19.03

Yine geldi. Bu sefer selam verdi. Nasıl olduğumu sordu. Ama ben ona sormayı unuttum mutluluktan. Yarın bunun için özür dileyeceğim.

26.03

Bugün ilk defa işte problem yaşadım. Çok dalgındım. Bir haftadır gelmiyor. Acaba bana darıldı mı? Ya bir daha gelmezse. Özür dilemeliyim.

27.03

Sonunda bugün onu gördüm. Ben özür dileyemeden siparişini verdi. Burada yiyecekmiş. Siparişini verince bir masaya geçip bekledi. Pastasını yerken onu izledim. Profili yandan biraz sinirli görünüyordu. Acaba hep mi böyleydi yoksa bana mı sinirliydi? Selam da vermemişti. Belki acelesi vardır.

27.04

Bir ay oldu onu görmeyeli.

30.04

Bugün kapıda belirince ne  yapacağımı şaşırdım. Taşıdığım pasta tabağını düşürdüm. Ben beceriksizce dağınıklığı temizlerken siparişini iş arkadaşım aldı. İzlendiğimi hissettim. Belki de bana bakıp gülüyordu. Geçen seferki kabalığım için de hala özür dileyemedim.

31.04

Dünkü olaydan sonra bugün yüzüne bakamadım. Çok utanıyordum. Yine pastasını burada yedi. Peçetesine benim için not bırakmış. Beni haftasonu sinemaya davet etmiş. O kadar şaşırdım ki kötü hissettiğimi söyleyerek izin alıp apar topar eve gittim.


Efsun ablanın günlüğü burada bitiyordu. O haftasonu çok bekledim onu. Eğer bunları bilseydim hiç davet etmezdim. Ama elli yaşında bir kadının bana aşık olacağını, aşkından intihar edeceğini bilemezdim. Gösterdiğim masum samimiyetin yanlış anlaşılacağını bilemezdim. Bir abla gibi benimsemiştim onu.

Haftasonundan sonra pastanede de göremeyince iş arkadaşlarına sormuştum. Onlar da bana intihar ettiğini söyleyip ev adresini verdiler. Bunun şokunu atlatamadan günlük dediği limon sarısı defteri de karşı komşusu tutuşturdu elime. "Efsun'un kimsesi yoktu. Kimseden bahsetmezdi bana, iş arkadaşlarından bile. Ama bir kere pastaneye sürekli gelen bir üniversiteliden bahsetmişti. Gözleri ışıldıyordu. Sanki gençliğini tekrar yaşıyordu. Yazık etti kendine. Bu ay emekli olacaktı, rahat edecekti sonunda." dedi. Defteri okuyunca anladım, bahsedilen kişinin benden başkası olamayacağını.

Kimsesi olmadığı için evin boşaltılmasıyla ben ilgilendim. Gayet sade bir hayat sürmüştü. İki oda bir salon evdeki sahip olduğu üç beş eşyasından kullanılabilecek olanlar ihtiyaç sahiplerine verildi. Geri kalanı atıldı. Kira sözleşmesi iptal edildi. Birkaç ay sonra ev boya badana yapılıp yeniden kiraya verilmişti. Limon sarısı defteri ve çiçeklerini ise ben aldım. Bunların sorumluluğunu benden başkası alamazdı.

Yorumlar

  1. harika olmuş ya, heyecanla okudum

    YanıtlaSil
  2. Nasıl dokundu yüreğime

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Birilerinin yüreğine dokunduysam ne mutlu bana. ^.^

      Sil
  3. Teşekkürler, ilk fırsatta uğrayacağım efendim. :)

    YanıtlaSil
  4. İçimin acıdığını hissettim, çok dokundu yüreğime. Sürükledi sonuna kadar merakla, nerden bilebilirdim sonunun bu kadar dokunacağını. Harika yazmışsın, emeğine sağlık.

    YanıtlaSil
  5. Blogunuz oldukça güzel ve emek verilmiş.Kaleminize sağlık.Yeni
    açtığım bloguma zaman ayırıp takip ederseniz oldukça mutlu olurum.Sağlıcakla Kalın.

    https://hepfragmanizle.blogspot.com/

    YanıtlaSil
  6. Hani derler ya insan hayatta iki kez ölür ve ikisinde de büyür birini kaybetmek ve birini canindan cok sevmek iste incindikce yazar insan ve kirildikca kimseye zarar veremez. Hayat bu sevilen de seven de nafile bekler.

    YanıtlaSil
  7. Adsız11.4.20

    Selamalr blogunuzu takipteyim sizde blogumu takip edip son yazıma yorum yaparsanız çok ama çok mutlu olurum :)

    YanıtlaSil
  8. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  9. emeğinize yüreğinize sağlık çok güzel bir yazı blog unuz bir harike gerçekten

    YanıtlaSil

Yorum Gönder