Su Damlası
...
Saz-chan demiş ki: “Okul açılacaksa açılsın artık. Kafam dağılır.”
Senin kafan dağılsın diye benimki de “toparlanmamak” üzere dağılmak zorunda değil. Biten senenin dağınıklığını yeni topladım. Kafanı dağıtacak daha güzel yöntemler var. Gel sana bir iki tavsiye vereyim. Okul açılsın diyerek beni darlama.
Eğitim hayatım boyunca okulu anasınıfı dışında pek sevdiğimi hatırlamıyorum. Fırsatım varken bırakmalıydım. Nereden bulaştım bu üniversite işlerine?
...
Infinity Loop diye bir oyuna sardım. (Dikkat bu yazıda ürün yerleştirme vardır.) Size verilen bütün parçalar olması gereken yerde oluyor. Siz evire çevire birleştirip bir bütün çıkarıyorsunuz ortaya. Kaostan düzen yaratıyorsunuz.
Oyunu oynarken müziği ve efektleri bir süre sonra insanı uyuşturuyor. Aşırı bir odaklanma haline geçiyorum ve kıyıdan köşeden gördüğüm hareket eden insanlarla sıçrar duruma geliyorum. Diğer yan etkisi de kendimi bir anda düşünce denizinin ortasında bir sandalda sürüklenirken bulmam. İlk başta akıntının nereye götürdüğüne bakıp duruma göre kürekleri elime alıyorum.
Yine şarjım dipte oyun oynarken hayatı düşünürken buldum kendimi. Hayatta da keşke her parça yerinde olsa ve biz evirip çevirip bulmacayı tamamlasak. Ama eksik bir parça hep olacak derinlerimizde saklı olarak.
...
Bir keresinde bana hayatın bir şekli olsa ne olurdu gibi bir soru sorulmuştu.
“Su damlası.” demiştim.
“Neden?” demişti.
Ne dediğimi çok hatırlamıyorum. Cevabımı beğenmemişti. Bazen mantığıyla düşünen insanlarla gerçekten anlaşamıyorum. Çok farklı dilleri konuşuyor oluyoruz.

O kayıp parçayı hiç bulamayacağız maalesef. Yaşam eşittir düşünce. Yaşıyorsak düşünüyoruz yine düşüneceğiz. Stres yapma. O okul bir gün bitecek :)
YanıtlaSilUzatmaları oynayacak olsam da o okul bir gün bitecek. :)
Silhi dear,
YanıtlaSili'm a new follower of your nice blog, can you follow mine?
https://amoriemeraviglie.blogspot.it/
:)
Thank you. :)
SilMeditasyon gibi şeylere ben de çok meraklıyım ve açıkçası bunun gerçekten zihni daha berraklaştıracağına inanıyorum. Sorun şu ki, nasıl yapıldığını ya da nasıl yapılması gerektiğini hiç bilmiyorum. Sadece canım sıkkın, yorgun veya ne yapacağımı bilemediğim zamanlarda yatağıma yatıp yavaş çalan bir şarkıyı açıp telefonumu yastığımın içine koyarım. Şarkıyı düşünmem ama düşüncelerime de odaklanamam. Böylece kafamı boşalttığımı düşünürüm kendimce. Bazen işe yarıyor ama çoğu zaman da yaramıyor.
YanıtlaSilOkulu sevmek zor ama bitirmek çok zor değil. Fakat asıl nokta şu, zorunlu eğitime başladığımızdan beri kimse bize bu okulun gerçekten işe yarayıp yaramadığını sormuyor. Ne yapmak istediğimize göre değişir ama gerçekten bu durum sorgulanmıyor. Çok sinir bozucu. Ayrıca yaz tatilleri süperdir. Hiç bitmesin!
Hayatın şekli su damlasıysa hayat o kadar da kötü olamaz o halde, değil mi?
İnternette nasıl meditasyon yapılacağıyla ilgili çeşit çeşit bilgi var aslında. Bir zamanlar çok araştırmıştım. Hafızamın azizliğine uğradılar ama.
SilYaz tatilleri harikadır. Bu yaz ağzımdan sadece bir kez sıkıldım lafı çıktı. Nefret etsem de hep okulu özlerdim. İlk defa özlemedim. Yaz tatilleri hiç bitmesin!
Hayat o kadar kötü olsa hayata tutunmak için bu kadar uğraşmayız, değil mi?
Aslında yaşamın belli noktalarında bilincinde olmadan çok kısa süreli de olsa meditasyon yapıyoruz. Örneğin derin ve güçlü bir nefes almak, bunu hayatımızın belli noktalarında yapıyoruz. Daralınca, rahatlayınca, mutlu olunca ve pek çok an da... O nefesin göğüs kafesimize doluş anında bile zihnimiz boşalıyor tek bir noktaya nefese dönüşüyoruz. Her şey gibi meditasyon da nefesle başlar, nefesle biter...
YanıtlaSilGüzel bir yazı zevkle okudum, teşekkürler...
Hayat da bir nefeslik değil mi zaten?
SilAsıl ben teşekkür ederim. :)
Kesinlikle... :)
Sil