TECEMEK!

Ay sonuna yaklaşırken kara kara düşünen ben.

TDK’nın sitesine girdiğinizde sözlükler kısmında birçok sözlük var. Ben genel Türkçe sözlüğü dışındaki sözlükleri bugüne kadar hiç kullanmadım. Tutumlu olmak diye internette arattığımda ise ilginç bir kelimeyle karşılaştım: tecemek. Bu kelime Genel Türkçe Sözlüğünde yok. Büyük Türkçe Sözlüğünde ise “1. Bulup buluşturmak, derleyip toparlamak. 2. Tutumlu olmak, para biriktirmek. 3. Yönetmek, çekip çevirmek.” olmak üzere üç anlama geliyor. Daha ayrıntılı bilgi isterseniz yine sözlükler kısmındaki Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğünde aratmanız yeterli. Benim üzerinde durduğum ikinci anlamın Ankara ve (Köşker) Kırşehir’de kullanıldığını görebilirsiniz. Doğma büyüme Ankaralı olarak bu kelimeyi hiç duymadığımı itiraf etmeliyim. Belki Ankara’nın daha küçük ve kırsal kesimlerinde kullanılıyordur. Ee bunları niye anlattın Fri derseniz ben de bilmiyorum. Okuduğum bölümün vermiş olduğu bir alışkanlıktır belki de kelimelerin anlamına, kökenine takılmak. Ama bu yazının asıl konusu benim her anlamda tecemeyi becerememem.

İlkokul yıllarımda kalemliğim olduğu halde yenisini istemiştim. Annem de doğal olarak almamıştı. Ben de para biriktirip almaya karar vermiştim. O zamanlar harçlık almıyordum. Okulum eve yakındı ve çoğu öğrenci yakında oturuyordu. Öğle yemeği için eve gidiyorduk. Para harcamam gereken bir durum olmadığı için de harçlık verme gereği duymamışlardı. Annem alışverişe gittiğinde eve istediğim abur cuburu aldığı için de büfeye, markete bir şey almaya gitmezdim ki elime para geçsin. Yine de azmettim, biriktirdim ve kalemliğime kavuştum.

Lisede ise harçlık aldığım halde yapamadım onu. Bir hafta az bir şey arttırsam, sonraki hafta harcıyordum. Orada unuttum tutumlu olmayı. Üniversitede ise harcadığıma yetişemez oldum. Hele bir de kredi kartı diye bir illete bulaştım ki olmayan parayı harcamaya başladım. Kartı ailemden habersiz aldım. Pek hoşnut olmadılar ama kendim harcayıp ödediğim için çok üzerinde durmadılar. Bir süre sonra ise kendim ödeyemez duruma gelince söylenmeye ve elimden almakla tehdit etmeye başladılar. Haklıydılar. Zira o kartlar kontrolsüz bir harcamaya itiyor insanı. Bir kez de sınırı geçerseniz geri dönüşü zor oluyor. Kredi kartı borcu altında ne yapacağını şaşıran, evine haciz gelen insanlar var. Bu çağda kolaylık gibi görünse de kontrolsüz kullanımda başınıza beladan başka bir şey değil. Bu yüzden durdum ve düşündüm. Paramı nereye, neye harcıyorum? Aldığım cevapların çoğundan ve alamadığım cevapların hiçbirinden -genellikle nereye harcadığımı bilmiyordum- memnun kalmadım. Tablo hiç hoşuma gitmeyince tutumlu olabilmek için elimden geleni yapmaya karar verdim. Bir şey alırken hep “Gerekli mi?” diye sordum. Çok etkili olmadı. Bir şekilde bahaneler bulup kendimi almaya ikna ediyordum. Sonra da ay sonu nasıl gelecek diye kara kara düşüncelere dalıyordum. Babama başvurursam bir ton söylenme ve nutuk işiteceğim ise dünden belliydi.

Hala çok tutumlu biri değilim. Her anlamda tecemek bana göre değil. Kabul etmeliyim ki parayı sevmesem de harcamayı seviyorum. Yine de biraz toparladım. Bozukluklarımı kumbarama atıyorum. Birikim yapmak istediğim miktarı ise güvenilir Anne Bankasına yatırıyorum. Çok pahalı ürünlerden uzak duruyorum. Bir şey alırken para dökmenin mantığı yok. Lüks ya da marka merakım da yok Allah’tan. İşin içinden hiç çıkamazdım yoksa. Ve illa harcayacağım diyorsam ya kitap ya da sevdiklerime hediye alıyorum. En azından iyi bir yere harcadığım için içim rahat oluyor. Ağzımda altın kaşıkla doğmadım sonuçta. Zengin olmak gibi planlarım da yok. Sadece orta halli bir babanın tutumlu kızı olmak istiyorum.

Yorumlar

  1. Sanırım tutumlu olma bir sürecin sonucu oluyor ancak. Ben de çok marka tutkunu ya da lüks eşyaları seven biri olmadığım için genelde çok pahalı bir şey almam. Ama şu devirde bir tane spor ayakkabısı bile pahalı olduğu için tutumlu olmak bireyin ekonomisi için gerekli. Yine de hiçbir zaman tam anlamıyla sağladığımı düşünmeyeceğim. Çünkü hep istediğim ama alamadığım ve her zaman daha iyisi olan ama benim paramın yetmediği şeyler olacak, dünya böyle bir yer. Yine de kalem kutusu için para biriktirmek bu işe erken girişmiş olmak sayılır. Ben ilkokulun sonlarında ancak o işlere giriştim çünkü. :D

    Kitap ya da hediye almak... Bu fikri sevdim. Kitap almanın sonu yok ama hediye alınca karşındakinin mutluluğu sana da mutluluk katıyor. Biraz vicdan rahatlatması sanırım, yine de bunu deneyeceğim. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısın. Bu devirde en basit ihtiyaçlar bile pahalı. Ben de ne kadar uğraşırsam uğraşayım tam anlamıyla tutumlu bir birey olamam. Yeni bir şeyler almayı gerçekten seviyorum. Ama yine dediğin gibi hep daha iyisi olan ve benim paramın yetmediği şeyler olacak. Peki bu dert mi? Çok da değil. :D Erken giriştim ama devamı gelmedi. ^^'

      Sil
  2. Ay bende markayi hic sevmem. Almamda. Ona verecegim parayla iki üc tane alir cesit cesit giyerim. Ve hatta hala giyiyorum 😀 ama evlenince dügn borcu vs derken tutumlu olmaya calisiyorum. Yine pek yapabildigmm söylenemez 😀 önce biriktir sonra bir kere de harca. Ama kendime harcamam. Aileme annemlere ablamlara kizima harcarim. :) Amann bosver böyle daha mutluyuz :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haha çok mantıklı. Bir tane alacağıma üç tane alır değişik değişik giyerim. :D Evlenmek benim için her konuda sıkıntı. Düğün borcu da evlenen çiftlerin sırtına yüklenen tebrikler hediyesi. ^^' Biriktirip harcamak beni hep üzmüştür. Zor para biriktiren biri olduğum için de harcarken üzülüyorum. Ellerim titriyor. :D

      Sil
  3. Blog sayfalarınızı az önce farkettim, daha doğrusu keşfettim diyelim. Blog ismi ilginç olmasaydı belkide farkedemeyecektim. Yazılarınızı keyifle okudum, güzel bir anlatım diliniz var.

    bu arada bende geçenlerde telaffuzunu komik bulduğum bir sözcük öğrendim..
    yeri gelmişken buradan onu da paylaşayım :)
    SİFTİNMEK.
    TDK ' ya göre siftinmek:
    1: boşa vakit geçirmek , oyalanmak
    2: sırtını duvara sürtünerek kaşınmak.

    birbirinden çok farklı iki anlamı var.. haha

    yazınız için çok teşekkürler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoş geldiniz! İltifatınız için ve paylaştığınız kelime için teşekkür ederim. ^^ Gerçekten değişik bir kelime. Kullanmaya başladım bile. :D

      Sil

Yorum Gönder